...

Bu Blogda Ara

Perşembe, Şubat 20, 2020

GÜL'ÜN ADI-UMBERTO ECO KİTAP YORUMUM


Öncelikle bu kitabı kısa sürede bitiremedim.Benle bir süre her yeri dolaştı.Tatile bile gitti.Tatil fotoğrafını aşağı ekliyorum.Hatta kitaba rüşvet vermeyi düşündüm bir ara bitsin diye :)


Umberto Eco'nun kitaplarını merak ediyordum.Küçük bir spoiler kitabın adıyla içeriğinin alakası yok.Kitabın son bölümünde yazarın kitap üzerine yorumları var.Orda bunun nedenini açıklıyor.Romanımı Ortaçağ'da 1327 kasımın sonunda,Manastırda gizemli ölümlerin araştırılması için rahip William ve çömezi Adso'nun manastıra gelmesiyle hikayemiz başlıyor.Hikayemizi Adson'nun ağzından dinliyoruz.herkesin faydalanamadığı gizli geçitleri falan olan manastırın müthiş bir labirentvari kütüphanesi var ve olaylar biraz kütüphaneyle de bağlantılı.William biraderimiz- kitapta böyle söz ediliyor kimi zaman- oldukça zeki bir rahip.Rahiplerin kendi içinde çatışmaları var.Mezhepler gibi rahipler kendi aralarında ayrılıyorlar.Kimileri sapkın diye adlandırılıyor.Kral,papa ve katedraller arasında anlaşmazlıklar var.Çok dini terim ve tarikat benzeri şeylerin yer alması ve bunların etrafındaki olayların çokça karışık olması kitabın okunmasını durma noktasına getirebiliyor ve kitap zaman zaman sıkıcı bir hal alıyor.Sonlara doğru ya artık kesin olarak bitireceğim dediğimden ya da olayların çözümlenmeye başlamasından daha akıcı hale geldi.Konu olarak işlenmemiş olsa da eşcinsellik de geçiyor.


 Beni en çok etkileyen kısmı şu oldu:Din adamları din,ülke fark etmeksizin kimi zaman lüks içinde yaşayabiliyor ya da lüksü seviyor ve halkın bazı konularda bilinçli olmasını istemiyor.Bir alıntıyla daha iyi anlatayım.Bir de din adamı olmak, insanın günah işlemesini engellemiyor.

"Kilise'nin malları ,bizim değil :biz onları kullanıyorduk yalnız !"
"Yiyip içmek için,kendinize altın heykellerle donatılmış güzel kiliseler yapmak için kullanıyordunuz ;sizi iki yüzlüler sizi,sizi ağartılmış mezarlar sizi,sizi günah çukurları sizi!Kusursuz yaşamın ilkesi yoksulluk değil iyiliktir;bunu çok iyi biliyorsunuz!" (SAYFA-482)

Kitapta bolca Latince kelimeler ve cümleler geçiyor.Kitapta gül geçmese de gülmenin felsefesi oldukça aydınlatıcı gelebilir.

William'ın zekasına hayran kaldım.Bana biraz Sherlock Holmes'ı hatırlattı.Altını çizdiğim yerler az olsa da çok kıymetliydi.Sabrınız varsa okuyun derim.Pişman olmazsınız.Film beyaz perdeye de uyarlanmış.İzlemeyi düşünüyorum.Bir de çok fazla isim var.İsim haritası yaparak ilerlemenizi tavsiye ederim.İsimler ve görevler kimi zaman karışabiliyor.Keyifli okumalar...

Dipnot:Yazarın son bölümde kitap üzerine yorumlarında kitabı yazarken ne kadar titizlikle çalıştığını, bolca araştırmalar yaptığını anlıyoruz.Hatta Manastırın planını,mesafelerini falan ayarlamak için mimarlık ansiklopedisinden yararlanıyor.Peki kitap neden orta çağda geçiyor?Yazarın söylemesine göre Ortaçağ benim mesleğim değilse de hobim oldu diyor.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İzleyiciler