Merhabalar,
Uzun zamandır buralara uğramamıştım.Tembellik işte...Ama dedim ki bari doğum günlerimde istikrar olsun.Günah çıkarır gibi bir yılın özetini yapayım.Çıkardığım derslerimi,üzüntülerimi,sevinçlerimi paylaşayım.Ama ilk önce 29 yaş fotoğrafımı paylaşayım :)
Sondan başlayacağım.28 sonları benim için pek iyi geçmedi.Çocukluk arkadaşım Ömer Yiğit Ulus, 4 Ekim'de Batman'da hain saldırıda şehit oldu.Onu ve ailesini yakınen tanıyan biri olarak yıkıldım.O kadar neşeli,iyi ve ailesine bağlı birisiydi ki ölümün en son ulaşması gereken kişilerdendi ondaki hayat enerjisine göre.Ama maalesef ki ölümün mantığı falan yoktu.Seçtiğini alıyordu.Biz Ömer Yiğit'i kalbimizin en güzel köşesinde yaşatacağız.Bu hain pusuyu kuranlar için de dünyada cehennemi yaşamaya başlamalarını diliyorum.Tabii cehenneme henüz gitmedilerse.
4 Ekim'den sonra günler hep biraz daha zor oldu.Kısa bir süre sonra kedim nazlıya araba çarpmıştı.Bir gün önce güzelce sarılmıştım.Fotoğraf çekmiştim.Yemyeşil gözleriyle bana bakıyordu.Kedi sahibi olanlar bilir .Kediler gerçek dostlarınız oluyor.Bir süre sonra kedilerle konuşmaya başlıyorsunuz ve bu çok normal geliyor.Nazlı evet melek olmuştu ama bize yadigarı nı bırakmıştı Şöyle ki Nazlı ölmeden önce Nazlı'ya çok benzer bir kedi getirmişler Nazlı diye.Ona da bakmaya başlamıştık.Adını "Hüso" koyduk yeni kedinin.Şimdi ona bakıyoruz.Nazlı ile beraber çekindiğimiz fotoğrafı ekliyorum.
Hayatımın son döneminde en güzel şey kuzenim Çınar oldu sanırım.Çınar 15 aylık oldu ve konuşmaya başladı.Bana "Deda" diyor.Papağan gibi duyduğu her şeyi tekrar ediyor ve aşırı zeki.Müzik duyar duymaz dansa başlıyor.Bazen müzik duymasa bile kendi kendine dans etmeye başlıyor.Kısacası harika bir şey Çınar.Tüm ailenin bir tanesi.Maşallah demeyi unutmayalım.
Gelelim 29 yaşıma girerken 28 'de öğrendiklerime.Başarının asla tesadüf olmadığını başarmak için devamlı iş takibi yapman gerektiğini öğrendim.İmkansız diye bir şeye inanmıyorum deyip e ticarete başladım.O da şöyle oldu.İş yerimizde sunum dosyası olduğunu bilmeden, 100'lü sunum dosyası siparişi vermiştim.Babam kızacaktı .Neyse bir e-ticaret sitesine ürünü ekledim öylesine .Derken ilk sipariş geldi devamı geldi falan.Başka başka ürünler sattım.Ürünün paketlenmesinden kargolanmasına kadar tüm süreci tek başıma idare ettim.Bu benim girişimimdi ve sipariş geldikçe acayip mutlu oluyordum.
Göz makyajına acayip merak saldım.Bir sürü youtube videosu izledim.Kimilerini güzelce uyguladımKimilerine göz yapım müsait olmadı.İnsanların her zaman düşüncelerini söylemediğini anladım.Bir arkadaşım özgüvensiz kadınlar kahverengi giyerlermiş demişti.İnanmıştım.Bu tabuya aykırı davrandım.Işıltılı kahvelere aşık oldum.Bu kış en çok kullandığım renk oldu.Göz makyajlarında da çok sevdim.
Eyeliner çekmeyi öğrendim.Herkes gibi kalın değil de mini minnacık yetiyordu bana.Kendine uyarladığında hiçbir şeyden mahrum olman gerekmiyordu.
Sabit fikirli insanların enerjimizi götürdüğünü ve onların düşüncelerini değiştiremeyeceğimizi bir kez daha farkına vardım.
Hayattaki en has sevginin önce insanın kendine olan sevgi olduğunu öğrendim.Kendini yeterince sevmeyenler diğerlerini çok önemsiyorlar veya topluma zararlı insanlar oluyorlar.
Aldığım kitap sayısıyla okuduğum kitap sayısının alakasız olduğunu gördüm.300'den fazla kitabım vardı ve ben aldığım oranda okumuyordum.Bunun için daha çok okumaya vakit ayırmaya başladım.Ahmet Ümit'le,Adalet Ağaoğlu ve Hakan Günday gibi değerli yazarlarla tanıştım.Ahmet Ümit'in 500 sayfalık Kukla kitabını bir solukta okudum.Kitabı olan her yazarın saygın ve edebiyatçı olmayacağını gördüm.
Hayallerimin uzağında olmamın en büyük sebebinin kendim,erteleme huyum ve istikrarsızlığım olduğunu gördüm.Bunun için yapılacak şey belliydi.Hayallerimin gerçekleşmesini istiyorsam disiplinli olmam şarttı.
Uzun süre direnmeme rağmen sonunda dayanamayıp Netflix'e abone oldum.İlk olarak "You" dizisini bitirdim."Her insan öldürür sevdiğini" sözünün çok da yalan olmadığını gördüm.Müge Anlı'da da birkaç cinayet bunu doğruluyordu.Öyle herkese güvenmemek gerektiğini gördüklerim,duyduklarım ve izlediklerim bir kez daha doğruladı.Şuan Unbreakable Kimmy Schmidt izliyorum.Benim için oldukça eğlenceli ve motive edici bir dizi.
.Son olarak hayatta kalmak için güçlü olmak gerektiğini ,siz kendinize ne kadar değer verirseniz o derece değer göreceğinizi ,olaylara pozitif bakmanın negatif bakmaktan her zaman daha iyi sonuç vereceğini yaşadım ve gördüm.Kedi sahibi olanların sorunlarının başa çıkarken diğerlerine oranla daha az zorlandığını fark ettim.Çünkü yumoş yumoş tekirinize bir sarılıyordunuz.Oh tüyler tüm derdi alıyordu :) Doğum günü kızından size: Bol kedili,şanslı ve kitaplı günler...








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder