...

Bu Blogda Ara

Pazar, Ocak 17, 2016

BİR İİBF LİNİN DRAMI


 




   Genel olarak birçok insanın İİBF kısaltmasını bilmiyormuş gibi hissediyorum.İİBF nedir sorusundan başlayayım o halde.İİBF nin açılımı iktisadi ve idari bilimler fakültesidir. İşletme,iktisat,Uluslararası ilişkiler,kamu yönetimi,maliye ,Çalışma Ekonomisi. bölümleri kapsar.
    Bu bölümlerde yağmur gibi bir sürü ders yağar üzerinize.Birkaç dalda uzmanlık gerektiren derslere hakim olmanız beklenmektedir.Tek bir konuda uzmanlaşamazsınız ama birçok derse maruz kaldığınızdan mütevelli birçok konuda bilginiz vardır.İİBF fakültesinde herkesin belli bir seviyesi mevcuttur ve üniversiteden mezun olmak için bolca ineklemeniz icap eder.
                Büyük heveslerle mezun olduğunuz üniversiteden sonra   hayatına nasıl devam edeceği  anlamında karşınızda birçok seçenek vardır.Özel sektörde çalışmaya başlayabilirsiniz( özel sektör bir bir İİBF li için çoğu zaman acı bir tecrübedir.özel sektöre düşmüş! İİBF linin ayrıca bir dramı vardır kimselere anlatmadığı),bankalar da olabilir,aile şirketiniz varsa ne ala,dişi İİBF liler için evlenip anne olmak da bir seçenek hele ki zengin  bir kocaya varırlarsa yaşadılar,askere gitmek  ne zaman işe giriyorsun sorularından bunalmış erkek İİBF li için bir süreliğine kaçış için ideal olsa da  eninde sonunda geri döneceğinden  ve ileride aile geçindirmekle yükümlü olduğundan kalıcı çözüm değil dir,işinizle ilgili olmayan  kendi girişimlerinizle bir iş de kurarsınız ama sermaye olmadan biraz zor veyahut hala okumaya takatiniz kaldıysa akademisyenlik de bir alternatif.Görüldüğü gibi milyon tane seçenek var ama pek de iç açıcı değiller gibi  ve çoğu İİBF linin hayatını garantide hissedeceği sona sakladığım seçeneği  var.Kamu personeli olmak.
       Esas konuya geliyorum hazır olun.İİBFli olarak işimiz çok zor ve hayatımız her zaman  çetin bir mücadele gerektiriyor.Bize üvey evlat muamelesi yapılıyor.Esas çocuklar sağlıkçılar,öğretmenler.Bir de açıktan atanan ballı insan evlatlarını saymıyorum onların dayıları sağolsun doğuştan torpilliler! pardon şanslılar.Bir İİBF onca yıl zorlandıktan sonra tekrar emekleri(16-17 yıl okuma) sanki hiçmiş gibi tekrar sınav yükü altına girmeye karar verebilecek midir  657 sayılı kanuna tabi olmak için?

    Bir İİBF linin  KPSS ye hazırlanmaya karar vermek için bile ciddi bir şekilde  düşünmesi gerekiyor.Bunca kitap masrafına bütçem yeterli mi?Günde en az 3 saat çalışabilecek miyim?Ki gününün yarsını çalışmaya adayan İİBF li mevcut.Sevdiğim şeylerden (bkz uyku en başta gelir) vazgecebilecek miyim?KPSS için yeterince fedakar mıyım?Kafasında deli sorular İİBF liyi hayat şartları KPSS A maratonuna katılmaya zorlamıştır .Artık onun için bir yumak KPSS A çilesi başlamıştır.KPSS A grubunda dört temel ders ve bunların bitmek bilmeyen alt dalları vardır.Bir hukukun yedi  alt dalı vardır mesela.(Anayasa hukuku,idare hukuku,medeni hukuk….).İktisat anlaşılması zor bir derstir.Bir bölümü bitirirken diğer bölümü unutursunuz.Maliye ezber ve iyi bir hafıza gerektirir.Muhasebeyi anlamak başlı başına bir iştir.Genel yetenek genel kültürü saymıyorum bile.Süper İİBF li olarak onca şey bilip İngilizceyi bilmeseniz olmaz ve İngilizcenizin ne kadar harika olduğunu  kanıtlamak için de YDS puanına ihtiyacınız vardır.Siz KPSS ye hazırlana durun bir  yeni bildirim veyahut yıldırım sizin İİBF saflarına düşmüştür.ÖSYM  her yıl Temmuzda yaptığı sınavı Mayısa almıştır.(Burda da her yıl olup bu yıl olmayan cümlesinde her kelimesinden aklıma muhasebedeki tutarlılık kavramı geliyor.Kpss ile yaşamaya öyle alıştık ki her kelime sevdiğimiz falan değil bize KPSS hatırlatıyor).Çok süprizci bir kurumdur Ösym.Bayılır öğrencileri şaşırtmaya.
     Kpss bencil bir sınavdır.İlgi ister.Tüm vaktinizi ona verin ister.Sevgilinizi ,arkadaşlarınızı,ailenizi size yakın kim varsa kıskanır.Ama ne yazık ki hayalleriniz onun elindeyse Kpss ye mecbursunuz.Hadi çalıştınız çok emek verdiniz diyelim.Bir sağlıkçı veya bir öğretmenin 65-70 puanla merkezi atamayla atanma ihtimali varken sizi 80 puandan aşağısı kurtarmaz ki 80 puan alsanız bile daha bir sürü süreçten geçmeniz gerektiğinden onlar atanırken siz hala kurum sınavlarına çalışmaya devam edersiniz.İİBF’linin  merkezi ataması da yoktur üstelik.Çok yüksek puanlar aldıktan sonra her kurum kendi sınavını yapar.Bu sınavlar sadece Ankara da olur.Sınava girmek için ayrıca ücret yatırmanız gerekir.Eğer yaşadığınız yer de Ankara dan uzakta ise bir de yol parası  eklenir.Siz bir diplomalı işsiz olduğunuzdan diyelim bir kurum olmadı  diğer sınava gireceksiniz bu yeniden sınav parası ve maliyet demektir.(ki bu yüzden ailesinin durumu çok iyi olmayan birçok arkadaşımı sınavlara harcadığı para yüzünden ailesine yük olarak hissettiren sistemi affetmeyeceğim) .Bu arada bahsetmeden geçmeyeyim Japonya tek bir lise öğrencisi mağdur olmasın diye bir treni zarar etme pahasına günde iki kez çalıştırıyor ama Türkiye binlerce öğrenci  bu mağduriyetleri gerçekten yaşatıyor.Bir ödenek ayrılamaz mı gençleri destek için bilgim yok.İstenildiğinde  1000 odalı bir saray yapılabilecek kadar zenginsek bu kurum sınavları da ücretsiz olup her bir öğrencinin Ankara’ya bilet parası  karşılayabilecek ödenek de mümkündür gibi bir fikrim var.Olmazsa tüm İİBF liler olarak Japonya ya gidelim.Japonya bizim ne kadar okuduğumuzu bilse hepimize bir iş vermezse ben İİBF li değilim :)
          KPSS den yüksek puan aldınız,kurum sınavını geçtiniz.Sonrası oh ne güzel değil.Bir  de mülakattan geçmeniz gerekiyor.Ondan sonra haber bekliyorsunuz ve mutlu son.İki yıl emeklerinizin karşılığını alıyor ve ömrünüzden giden yılların arkasından bir Fatiha okuyorsunuz.Ve şimdi söylediklerimin hepsini unutun.Tüm bunları yapmanız için size kadro verilmesi lazım.Ama maalesef biz İİBF liler üvey evlat muamelesi gördüğümüz için bizlere yeterli kadro verilmiyor.Sesimizi duyuramıyoruz.Sosyal medya kullanarak sesimizi duyurmaya çalışıyoruz ama öğretmenler gibi  iyi örgütlenemediğimizden çabalarımız boşa gidiyor.ve bizlere dalga geçer gibi kadro ilanları geliyor.(50 kişi mesela)ve halihazırda 420.000 İİBF mezunu var ve her sınava girecekler listesinde aynı kişilerin isimlerinin olduğuna dair bir söylenti var.Doğru olduğuna inanmak istemiyorum.Bunca emeğe yapılan en ufak bir hak yeme, adaletsizlik çarpar insanı.
    Ben de bir İİBF liyim.Ama iki yıl bekleyecek kadar sabırlı değilim.1,5 yıl özel sektörde çalıştıktan ve yıprandıktan sonra şimdi kendi işimizin patronuyum.Ama hep gönlümde  Dışişleri Bakanlığı'ında çalışmak yatıyor.sabırlı olmadığım için daha zor bir şey yapıyorum.Hem çalışıp hem KPSS ye hazırlanıyorum.Gündüzleri çalışma geceleri KPSS.Bu ikisini aynı anda yapan insanlar var.Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri olan Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler  bölümü mezunu olduğum halde  insanlar ne okudun diye sorunca korkuyorum ve içim acıyor.Baba yanında çalışmak onları tatmin etmiyor.Okudun da bir şey olamadın muamelesi yapıyorlar.Bir çöp gibi ,bir aptal gibi hissettiriyorlar.Eğer bir öğretmenlik seçseydim şimdiye çoktan atanmıştım ama ben İİBF yi seçtim.Her ne olursa olsun bölümümü severek okudum ve hiç pişmanlık duymuyorum.
   Son olarak nerede kendi işini yapmayan az hüzünlü bir insan gördünüz   yüksek ihtimalle o bir İİBF lidir.Sevin onları üvey evlat muamelesi  görmesine ve yaşadığı hayal kırıklıklarına rağmen hayata tutunmuş şansız insanlardır onlar.Zeki,esprili  az çok entelektüeldir de bu İİBF liler.Sistem onları bir uzman gibi iktisat,maliye,muhasebe,hukuk bilmeye zorlamıştır.Bu yazıyı sonuna kadar okuyan herkesten rica ediyorum.Lütfen hüzünlü İİBF linin sesini duyurmasına yardımcı olun.Sosyal medyada İİBF paylaşımlarını yayarak destekleyebilirsiniz mesela ve bu paylaşımlar olur da  İİBF ye el atacak bir dayıya ulaşır.Biz İİBF lilerin daha fazla üzülmesine izin vermeyin.
               


1 yorum:

  1. Yazınızı sonuna kadar okudum. İbf mezunu olarak size kesinlikle hak veriyorum.

    YanıtlaSil

İzleyiciler