Genel olarak birçok insanın İİBF kısaltmasını bilmiyormuş gibi hissediyorum.İİBF nedir sorusundan başlayayım o halde.İİBF nin açılımı iktisadi ve idari bilimler fakültesidir. İşletme,iktisat,Uluslararası ilişkiler,kamu yönetimi,maliye ,Çalışma Ekonomisi. bölümleri kapsar.
Bu
bölümlerde yağmur gibi bir sürü ders yağar üzerinize.Birkaç dalda uzmanlık
gerektiren derslere hakim olmanız beklenmektedir.Tek bir konuda uzmanlaşamazsınız
ama birçok derse maruz kaldığınızdan mütevelli birçok konuda bilginiz vardır.İİBF fakültesinde herkesin belli bir seviyesi mevcuttur ve üniversiteden
mezun olmak için bolca ineklemeniz icap eder.
Büyük heveslerle mezun olduğunuz
üniversiteden sonra hayatına nasıl devam edeceği anlamında karşınızda birçok seçenek vardır.Özel sektörde çalışmaya başlayabilirsiniz( özel sektör bir bir İİBF li için çoğu zaman acı bir tecrübedir.özel sektöre düşmüş! İİBF linin ayrıca bir dramı vardır kimselere anlatmadığı),bankalar da olabilir,aile şirketiniz
varsa ne ala,dişi İİBF liler için evlenip anne olmak da bir seçenek hele ki
zengin bir kocaya varırlarsa yaşadılar,askere gitmek ne zaman işe giriyorsun sorularından bunalmış erkek İİBF li için bir süreliğine kaçış için ideal olsa da eninde sonunda geri
döneceğinden ve ileride aile geçindirmekle yükümlü olduğundan kalıcı çözüm değil dir,işinizle ilgili olmayan kendi
girişimlerinizle bir iş de kurarsınız ama sermaye olmadan biraz zor veyahut hala
okumaya takatiniz kaldıysa akademisyenlik de bir alternatif.Görüldüğü gibi
milyon tane seçenek var ama pek de iç açıcı değiller gibi ve çoğu İİBF linin hayatını garantide hissedeceği sona sakladığım seçeneği var.Kamu
personeli olmak.
Esas konuya geliyorum hazır olun.İİBFli olarak işimiz çok zor ve hayatımız her zaman çetin bir mücadele gerektiriyor.Bize üvey evlat muamelesi yapılıyor.Esas çocuklar sağlıkçılar,öğretmenler.Bir
de açıktan atanan ballı insan evlatlarını saymıyorum onların dayıları sağolsun doğuştan
torpilliler! pardon şanslılar.Bir İİBF onca yıl zorlandıktan sonra tekrar
emekleri(16-17 yıl okuma) sanki hiçmiş gibi tekrar sınav yükü altına girmeye karar verebilecek
midir 657 sayılı kanuna tabi olmak için?
Bir İİBF linin KPSS ye hazırlanmaya karar vermek için bile ciddi bir şekilde düşünmesi gerekiyor.Bunca kitap masrafına bütçem yeterli mi?Günde en az 3 saat çalışabilecek miyim?Ki gününün yarsını çalışmaya adayan İİBF li mevcut.Sevdiğim şeylerden (bkz uyku en başta gelir) vazgecebilecek miyim?KPSS için yeterince fedakar mıyım?Kafasında deli sorular İİBF liyi hayat şartları KPSS A maratonuna katılmaya zorlamıştır .Artık onun için bir yumak KPSS A çilesi başlamıştır.KPSS A grubunda dört temel
ders ve bunların bitmek bilmeyen alt dalları vardır.Bir hukukun yedi alt dalı vardır mesela.(Anayasa hukuku,idare
hukuku,medeni hukuk….).İktisat anlaşılması zor bir derstir.Bir bölümü
bitirirken diğer bölümü unutursunuz.Maliye ezber ve iyi bir hafıza gerektirir.Muhasebeyi anlamak başlı başına bir iştir.Genel yetenek
genel kültürü saymıyorum bile.Süper İİBF li olarak onca şey bilip İngilizceyi bilmeseniz olmaz ve İngilizcenizin ne kadar harika olduğunu kanıtlamak için de YDS puanına ihtiyacınız vardır.Siz KPSS ye hazırlana durun bir yeni bildirim veyahut yıldırım sizin İİBF saflarına düşmüştür.ÖSYM her yıl Temmuzda yaptığı sınavı Mayısa almıştır.(Burda da her yıl olup
bu yıl olmayan cümlesinde her kelimesinden aklıma muhasebedeki tutarlılık kavramı geliyor.Kpss
ile yaşamaya öyle alıştık ki her kelime sevdiğimiz falan değil bize KPSS hatırlatıyor).Çok süprizci bir kurumdur Ösym.Bayılır öğrencileri
şaşırtmaya.
Kpss bencil bir sınavdır.İlgi ister.Tüm
vaktinizi ona verin ister.Sevgilinizi ,arkadaşlarınızı,ailenizi size yakın kim
varsa kıskanır.Ama ne yazık ki hayalleriniz onun elindeyse Kpss ye
mecbursunuz.Hadi çalıştınız çok emek verdiniz diyelim.Bir sağlıkçı veya bir öğretmenin 65-70 puanla
merkezi atamayla atanma ihtimali varken sizi 80 puandan aşağısı kurtarmaz ki 80 puan alsanız bile daha bir sürü süreçten geçmeniz gerektiğinden onlar atanırken siz hala kurum sınavlarına çalışmaya devam edersiniz.İİBF’linin merkezi
ataması da yoktur üstelik.Çok yüksek puanlar aldıktan sonra her kurum kendi
sınavını yapar.Bu sınavlar sadece Ankara da olur.Sınava girmek için ayrıca
ücret yatırmanız gerekir.Eğer yaşadığınız yer de Ankara dan uzakta ise bir de
yol parası eklenir.Siz bir diplomalı işsiz olduğunuzdan diyelim bir kurum olmadı diğer
sınava gireceksiniz bu yeniden sınav parası ve maliyet demektir.(ki bu yüzden ailesinin durumu çok iyi olmayan birçok arkadaşımı sınavlara harcadığı para yüzünden ailesine yük olarak hissettiren sistemi affetmeyeceğim) .Bu arada bahsetmeden geçmeyeyim Japonya tek bir lise öğrencisi mağdur olmasın diye bir treni zarar etme pahasına günde
iki kez çalıştırıyor ama Türkiye binlerce öğrenci bu mağduriyetleri gerçekten yaşatıyor.Bir
ödenek ayrılamaz mı gençleri destek için bilgim yok.İstenildiğinde 1000 odalı bir saray yapılabilecek kadar
zenginsek bu kurum sınavları da ücretsiz olup her bir öğrencinin Ankara’ya
bilet parası karşılayabilecek ödenek de
mümkündür gibi bir fikrim var.Olmazsa tüm İİBF liler olarak Japonya ya gidelim.Japonya bizim ne kadar okuduğumuzu bilse hepimize bir iş vermezse ben İİBF li değilim :)
KPSS den yüksek puan
aldınız,kurum sınavını geçtiniz.Sonrası oh ne güzel değil.Bir de mülakattan geçmeniz gerekiyor.Ondan sonra
haber bekliyorsunuz ve mutlu son.İki yıl emeklerinizin karşılığını alıyor ve
ömrünüzden giden yılların arkasından bir Fatiha okuyorsunuz.Ve şimdi
söylediklerimin hepsini unutun.Tüm bunları yapmanız için size kadro verilmesi
lazım.Ama maalesef biz İİBF liler üvey evlat muamelesi gördüğümüz için bizlere
yeterli kadro verilmiyor.Sesimizi duyuramıyoruz.Sosyal medya kullanarak
sesimizi duyurmaya çalışıyoruz ama öğretmenler gibi iyi örgütlenemediğimizden çabalarımız boşa
gidiyor.ve bizlere dalga geçer gibi kadro ilanları geliyor.(50 kişi mesela)ve
halihazırda 420.000 İİBF mezunu var ve her sınava girecekler listesinde aynı kişilerin
isimlerinin olduğuna dair bir söylenti var.Doğru olduğuna inanmak
istemiyorum.Bunca emeğe yapılan en ufak bir hak yeme, adaletsizlik çarpar
insanı.
Ben de bir İİBF liyim.Ama iki yıl
bekleyecek kadar sabırlı değilim.1,5 yıl özel sektörde çalıştıktan ve
yıprandıktan sonra şimdi kendi işimizin patronuyum.Ama hep gönlümde Dışişleri Bakanlığı'ında çalışmak yatıyor.sabırlı olmadığım
için daha zor bir şey yapıyorum.Hem çalışıp hem KPSS ye hazırlanıyorum.Gündüzleri çalışma geceleri KPSS.Bu
ikisini aynı anda yapan insanlar var.Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri
olan Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü mezunu olduğum halde insanlar ne okudun diye
sorunca korkuyorum ve içim acıyor.Baba yanında çalışmak onları tatmin etmiyor.Okudun da bir
şey olamadın muamelesi yapıyorlar.Bir çöp gibi ,bir aptal gibi hissettiriyorlar.Eğer bir
öğretmenlik seçseydim şimdiye çoktan atanmıştım ama ben İİBF yi seçtim.Her ne olursa
olsun bölümümü severek okudum ve hiç pişmanlık duymuyorum.
Son
olarak nerede kendi işini yapmayan az hüzünlü bir insan gördünüz yüksek ihtimalle o bir İİBF lidir.Sevin onları üvey evlat muamelesi görmesine ve yaşadığı hayal kırıklıklarına rağmen
hayata tutunmuş şansız insanlardır onlar.Zeki,esprili az
çok entelektüeldir de bu İİBF liler.Sistem onları bir uzman gibi
iktisat,maliye,muhasebe,hukuk bilmeye zorlamıştır.Bu yazıyı sonuna kadar okuyan herkesten rica ediyorum.Lütfen hüzünlü İİBF linin
sesini duyurmasına yardımcı olun.Sosyal medyada İİBF paylaşımlarını yayarak destekleyebilirsiniz mesela ve bu paylaşımlar olur da İİBF ye el atacak bir dayıya ulaşır.Biz İİBF lilerin daha fazla üzülmesine izin vermeyin.







Yazınızı sonuna kadar okudum. İbf mezunu olarak size kesinlikle hak veriyorum.
YanıtlaSil