...

Bu Blogda Ara

Perşembe, Ekim 21, 2021

SİZCE BEN 90 GÜNDE 10.5 KİLO VERMİŞ MİYİMDİR ?NASIL?

      Tembel bloggerdan herkese selam,

   Bugün sizlerle kilo verme sürecimi paylaşacağım.Bu yazıyı paylaşacağım zaman itibariyle 3 ay oluyor sürecim başlayalı ve ben tam 10.5 kilo(78 kg dan  67.5kg a düştüm.hedefim 60 kg) verdim.Bünyem zorlu bir bünye.Bazal metobolizmam düşük.Bazal metobolizma hiçbir şey yapmasanız bile vücudunuzun durduğu yaktığı kalori.Ya da bunun gibi bir şey.Benim sadece kalemim tembel değil gördüğünüz gibi metobolizmam da tembel :) B12 vitaminim kendimi bildim bileli sınırda.Yani başkaları bir çabalıyorsa benim her zaman üç katı çabalamam gerekti.Ama buna rağmen nasıl başardığıma bakalım.

   Şimdi kilo vermeye karar vermek için kilolarından ve kendinden artık memnun olmayan  insanlarda bir dönüm noktası olur.Bir kırılma anı.Benimkisi şöyle oldu.İnsanların ne kadar yalancı olduğunu fark ettiğim o an bana bir aydınlanma geldi.Kilo yakışmıyordu,olduğundan yaşlı gösteriyordu ve kilolu insanlara kimsenin saygısı yoktu.Bu konuda insanlar iki yüzlü davranıyordu.Kilolu insanların diğer insanlara göre daha az hastane hizmeti aldığını biliyor muydunuz?Yani hastane hizmeti derken hastalıkları kiloya bağlandığı için araştırılmıyor.Üzücü ama gerçek buydu.Karşı cins bile ben seni böyle de severim diyerek sizin kilolu olduğunuzda insanların fedakarlık yaparak sizi seveceğini ima ediyordu.Ordaki de'nin anlamı buydu.Kilosuyla çok mutlu olan ve özgüvenli olan insanlar yok mu?Var tabii ki.Ama ben onlardan değildim.Benim zaten her zaman özgüven sorunum vardı.Kilo da eklenince işte boy fotoğraflarından kaçma,duruş bozukluğu,dik yürüyememe(çünkü hep bir yerinizi kapatmak zorunda olmanız),insanların sizi gördüğünde direkt kilo aldığınızı ima etmeleri ya da kilo verseniz harika olacağınızı söylemeleri,değersiz hissetirmeleri,istediğinizi giyememe gibi sorunlar bitmek bilmiyordu.Hatta bir gün biri bana  facebooktan ve face hesaptan şöyle bir mesaj atmıştı.Biraz kilo ver ayı gibisin balinacık.Bunu yazanın kim olduğunu da biliyordum neden yaptığını da(beni üzmek) aslında da işte insanlar sizin zaafınızı biliyordu ve hep ordan vurmaya çalışıyorlardı ve de kilo sağlık problemlerine yol açıyordu.Kilo vermeden önce yaptırdığım son kan tahlilimde insülin direncim çıkmıştı.Bu da hem kilo vermeye engeldi hem de sonraki aşamada şeker hastası olma ihtimalim vardı.Doktor bana ilaç yazdı.Onu kullanmaya başladığımda ilk aşamada kilo vermeme biraz katkısı oldu.Hayatımda beslenme anlamında kökten değişiklik yapmadığım için yine de istediğim gibi kilo veremiyordum.Bu da her seferinde motivasyonumu düşürüyordu.Eğer kilo probleminiz varsa ilk yapmanız gereken bir dahiliye doktoruna gidip tahlillerinizi yaptırmanız.İnsülin direnci,d vitamini eksikliği,b12 eksikliği,hormonlarda bozukluk kilo vermenize engel oluyor veya süreci yavaşlatıyor.Bu sefer motivasyonunuzu kaybediyorsunuz.İnsülin direncinize baktırmanızı özellikle tavsiye ederim.Ben diyetisyene gitmedim ya da profesyoel yardım almadım.Çünkü diyetisyenler size standart  hayatınız var gibi muamele yapıyor.Standart derken sabah 8 iş başı yapıp akşam 17.00'de paydos yapan çalışan.Elinize bir liste tutuşturuyorlar.Bu uygulaması o kadar zor ki.Ama mesela ben sabah erken kalkmıyorum.Akşam işten geç çıkıyorum.Yediklerimi dengelemek listeden ziyade bana düşen bir görev.Hergün  saat 19.00'da yemek yemem mümkün değil.Diyetisyenin benden istediği gibi iş yerime yemek götürmem benim için sürdürülebilir bir şey değil.Götürsem bile işimin yoğunluğundan o saatte yiyemem.Listelere ve standart saatlere göre değil ben kendime göre denge kurarak ilerledim.Ama nasıl ?

    20 Temmuz günüydü sağlıklı yaşama ilk adım attığım o gün aslında.Ne olmuştu peki o gün?Geçmişten gelen travmamı tetikleyen bir olay yaşamıştım ve canım sıkkındı.Zor günler geçiriyordum.O sabah saat 7'de yola çıkıp ağlayarak bir saat kadar  yürüdüm.Eve giremeyecek kadar üzgündüm.Akşam da çıktım.Bir saat daha yürüdüm.Bu şekilde başlamış oldu.Biraz hırsla...Bu bir hafta da aynı şekilde kulaklığımı alıp sabah akşam bir saat yürüdüm.Yürümenin terapi etkisini de keşfetmiştim.Derken baktım ki hem fiziken hem de ruhen iyiye gidiyorum böylece benim zayıflama serüvenim başlamış oldu.

    Daha sonra yaptığım ilk şey abur cubur ve rafine şekeri bırakmak oldu.Madem ben normal insanlar gibi kilo veremeyecektim.Daha fazla fedakarlık yapmaya hazırdım.20 Temmuz itibariyle abur cubur,paketli gıda ve içine şeker eklenen her şeyi bıraktım.Kalorili meyve bile yemedim ilk günler.Şekeri bırakmamın ilk etkisi yüzümdeki aydınlanma,berraklaşma oldu.Daha sonraları yüzdeki ödem de biraz gitti ve ilk kez yüzüm biraz küçüldü.Daha önceden de defalarca diyet girişimim olmuştu ama yüzüm asla incelmiyordu.(Buldog cinsi köpeklerinkine benziyordu yanaklarım,doğal sınırlarına ulaşmıştı.) Tabii karbonhidrat ve hamur işleriyle de bir vedalaşıldı.Marketteki bir paketli gıdayı elinize alın ve içeriğine bakın.İçlerinde binlerce sağlıksız katkı maddesi var.Palm yağı gibi,doymuş yağlar,koruyucular ve binlerce zararlı şeyler.O kadar yüzden bahsetmişken kanıtsız olmaz.Aşağıya yüz için  öncesi sonrası  fotoğrafı ekliyorum.Şunu da belirtmeden geçmeyeyim ki ben düzenli olarak yüz masajına da başladım.Gua sha taşı,jade roller taşı ve 3d yüz masaj aletini kullanıyorum sırayla ama en çok gua sha taşını kullanıp günlük 10 dakika yüz masajı yapıyorum.Onunla ilgili de isterseniz yazı yazabilirim.


    

  Bir de şunun farkına vardım.Ben aslında içimdeki boşluğu doldurmak için yiyormuşum.Bir şeyler yemek,vakit geçirme ve mutlu olma şekliymiş benim için.Bunu fark ettiğimde akşam belli bir saatten sonra ya da çayın yanında bir şey yemelerimi bıraktım yada bulduğum her boşlukta bir şeyler yemek fikrini beynimde öldürdüm.Bu boşluğu da kitap okuyarak,bir şeyler seyrederek(dizi veya komikli şeyler) veya çay,kahve içerek doldurdum.

     Sonra şöyle bir sabah rutini oluşturdum.Sabah kalktığımda ilk iş türk kahvesi içmek.İçine de yağ yakımını hızlandırması için 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı ekliyorum kahve piştikten sonra.Kahvenin üzerine bir büyük bardak su.Metobolizmayı uyandırma suyu bunun adı .Kahvaltıda 1 yuvarlak dilim ananası  işte 5-8 küçük dilim oluyor üstüne tarçın döküp yiyorum.Tarçın tatlı isteğini inanılmaz bastıran bir şey.2 adet haşlanmış yumurta(üstüne tuz değil sadece karabiber veya pul biber ekliyorum),peynir veya lor,domates yiyorum.Bazen hindi salamı yiyorum.Protein bakımından zengin o ve oldukça tok tutuyor.Kahvaltıda ekmek yemiyorum.Protein ağırlıklı kahvaltı beni oldukça tok tutuyor.Ekmek acıktırıyor gerçekten.

   Bir de benim şöyle bir durumum oldu.Dişlerimin diziliminde biraz sıkıntı vardı.Düzelmesi için ortodonti tedavisine başladım.Dişime tel takıldı yani.Diş tellerime alışana kadar bir süre sıvı ile beslendim.Öğlen ve akşam sadece çorba içtim.Genelde tavuk çorbası ve mercimek çorbası.İçine biraz ekmek doğradım.Ekmek için de bir açıklama getireyim.Ben yıllardır zorunda olmadıkça standart uzun olan beyaz ekmeklerden yemiyorum.Ya kısıtlı miktarda ekşi maya ekmek ya da çavdarlı ekmek tüketiyorum.Ama tüketirken çok dikkat ediyorum.Genel olarak karbonhidrat tüketimime dikkat ettim bu süreçte.Kızartma ve hamur işinden uzak durup proteinlere yöneldim.

  Spor için ilk başlarda söylediğim gibi devamlı yürüdüm.Sonra pandemi öncesi spor etkinliklerimi takip eden hocamın yanına gittim.O bana bir de tüm kasları çalıştıracak hiit kardiyo programı önerdi.Haftada üç gün.Yürüyüşle bolca yağ yakılıyordu.Benim ilk başta 3.3 kg fazlalık yağım vardı.Şuan normal ama yine de hala biraz yüksek.Yağ ölçümümü tartım yapıyor.xiaomi mi body  2 yağ ölçen tartı.Haftada üç gün Asyalı spor hocalarından Amy Wong ve Chloe Thing videolarından yapıyorum.Başlangıç için bunlar ağır olabilir.Benim biraz spor geçmişim var.Hala bunları yaparken zorlanıyorum ama ilk zamanki gibi değil.Eğer siz yeni başlamayı düşünüyorsanız for beginners yazıp youtubeda araştırabilirsiniz.Ya da leslie 3 mil ile başlayabilirsiniz.Spor ile ilgili daha detaylı blog yazısı yazacağım.Şimdilik bu kadar diyeyim.Son olarak bir şey eklemem lazım ama.Bizim evde sabahları kahvesi olurken darbuka solo müziği eşliğinde kim dans ediyor bilin bakalım.Ya da dansözlerin kıvrak hareketlerini kim yapmaya çalışıyor.Ben tabii ki :)Yakında dansöz olacağım:P Müziğe  dans olarak eşlik edeceğim derken nefes nefese kalıyorum ve bingo! nefes nefese kaldığınız bu tarz egzersizlerde yağ yakımına başlıyorsunuz bence.Karın kaslarına bu dansın çok faydası olduğunu söyleyebilirim.Kendimde gözlemledim.Benim dik kas çizgileri belirginleşmeye başladı karında.Uyluklarımı çalıştırıyor galiba darbuka bir de chloe abs videosu.Ekleyeyim onu da.



  Çok uzattığımın farkındayım.Hiçbir detayı atlamak istemiyorum.Bu süreçte tabii ki su tüketimimi arttırdım.Ben normalde çok su içemezdim.Günde en az iki  litre su içtim hergün.Limondan çok yararlandım.Suyumun içine sık sık limon sıktım.Asitli gıdalardan da uzak durdum.İtiraf ediyorum ki bu süreçte kahve içmeyi abartmış olabilirim.Mirvari kahvesini çok severdim bir de ona benzeyen yumuşak içimli tandır kahvesi keşfettim.Abur cubur boşluğu ya da bir şeyler yeme isteği yerine gibi düşünün.Bu kahveler zayıflatmıyor tabii.Değişiklik istiyorsanız arada bunlardan içebilirsiniz.Bir de mistik çayını çok seviyorum ben.Mistik çayı aynı zamanda zayıflamaya da yardımcı oluyor bildiğim kadarıyla.Yeşil çay ve biberiye çayı da ara ara yağ yakımını hızlandırmak için içmiş olabilirim :) Çünkü özellikle biberiye çayını gözlerimi kapatıp içiyorum o yüzden içip içmediğimi pek hatırlamıyorum  :P

    Biraz daha yazarsam kimse okumayacak biliyorum.Türk toplumuyuz sonuçta.Aslında hep bilinen şeyleri yaptım ama benim motivasyonum çok kuvvetliydi.Kendi istediğim gibi olacaktım.Bir parantez açıp kilo vermenin psikolojik boyutu olduğunu belirteyim.Olumsuzluğa yer yok bu süreçte.Hep giyeceğiniz o güzel elbiseleri,kıyafetleri hayal edeceksiniz.Bu süreçte psikonet yayınlarının psikoloji kitaplarını da okumaya başladım.Zayıflamaya katkısı yok belki ama uyum bozucu şemalarım vardı.Onlarla ilgili farkındalığım oluştu.Değersizlik şeması,özsaygı,özgüven hep yeni tanımaya başladığım kavramlardı.Bir de instagramdaki motivasyon evi sayfası bana iyi geliyordu.

      Hayat bir denge arkadaşlar.Bir gün fazla yiyip eyvah ne olacak triplerine girmedim.Ertesi günü dengeledim yediklerimi endişeye mahal vermeden.Bir de arada bünyeyi de şaşırtmak,trollemek gerekiyor:).Aşurelere falan içim gitti ama tatmadım bile tabii ki.Şeker kullanmamak,masanın üstündeki gofretten bir dilim dahi yememek beni bazen zorladı ama o zaman hep kendimle konuştum.Gurur duyuyorum kızım senin iradenle dedim ve istediğini giyimenin,tertemiz beslenmenin keyfi tüm tatlılardan daha tatlıydı.Spor programımı takip eden hocam kendini bu kadar kısıtlama biraz tat sonra krize girersin dedi ama benim kafa yapım şu;Ya hep ya hiç.Bir şeyi başladığımda fire vermeden sürdürebiliyorum.Ama onu bir kere tattığımda devamı gelecek ve ben deleceğim o yasağı.O yüzden 93.günde hala rafine şeker içeren bir şey yemedim.Sadece az miktarda meyve.O da kahvaltıda.İnanmak başarmanın yarısı ya ben inandım.Sosyal medyada bu süreci paylaştım.Çok destek gördüm.Burdan destek veren herkese selamlar.Etkilerini görmeye başladıkça daha bir motivasyonum arttı.Aslında ben yıllardır deneyip başaramıyordum.Ya da kilolarımı geri alıyordum.Bu sefer bence köklü değişikliğe gittim ve bunu sağlıklı yaşam olarak sürdürüyorum ve hareket bereket arkadaşlar.Hadi kalkın kendiniz için bir şeyler yapın.

   Bu dünyaya binlerce hücreyi aşıp biz geldik ve bizim parmak izimiz sadece bizde var ve dünyada bizden bir tane daha yok.O yüzden kendimizi en çok biz seveceğiz.Değerimizi kendimiz belirleyeceğiz.Zayıflama serüvenimden nasıl buraya geldim bilemiyorum ama bunları fark etmem de serüvenin bir parçası:)Ama kilolu,kilosuz,güzel,çirkin,zengin,fakir bütün sınıflandırmalara inat hepimiz olduğumuz gibi sevilmeyi hak ediyoruz.Hayat bize verilmiş bir armağan ve bunu en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.Ben kendimi bu şekilde daha iyi hissedecektim.O yüzden inanılmaz bir irade ortaya koydum.Siz de kendinizi nasıl öyle hissediyorsanız öyle olun.Ama dikkat edin bu süreçte hayat devam ediyor.Aynı keyifle devam etsin.Canınızı çok da sıkmayın.Bazı güruhlar hiç susmayacak.Son bir motivasyon cümlesiyle yazımı bitiriyorum.Ve bir de değişim fotosu ekleyeceğim müsaadenizle.Hepinize sevgiler....

"Zorluğum kalbimden büyük değil"



        

    

  

 




   


1 yorum:

  1. Merhaba Sedacığım. Yazdıklarını sonuna kadar okudum. Çünkü senin yaşadıklarının hepsini yaşamış olduğum için. Bu zorbalıkta yalnız olmadığımı üzüntü içinde öğrendim. Aynı sebeplerden dolayı kaç kere diyete girmistim. Şu an bende zayıflama sürecindeyim ve hedeflediğim kiloya ulaşmama beş kilocuk kaldı. Beş sene önce 15 kilo vermiştim. Şuand benden de 10 kilo gitti. Toplamda -araya zaman girsede- 25 kilo gitti. Şimdi kendime guvenim daha da arttı.İcinden geldiği gibi her detayı paylaştığın için ben de dahil bir çok kişiye ilham olacaksın canım. Azmine hayranım. Sen çok güzelsin ve buna kimsenin gölge düşürmesine izin verme. Mutlu ve de sağlıklı günler canım.

    YanıtlaSil

İzleyiciler